Rüya Hakkında

İslam Dininde Rüya

Rüya vardır, korkunç gibi durur, fakat onun arkasındaki mânâ müjdedir. Rüya vardır, hoş ve güzel görünür, ama sonu güzel olmayabilir. Bütün bunları anlamak feraset işi, ilim işi, irfan ve şuur işidir.

Hayatta ne rüya görmek, ne de rüya görmemek kimsenin kendi elinde de değildir. Hiç kimse ben rüya görmüyorum diyemez. Zaten rüyayı insan istese de göremez, insana rüyayı bir gösteren, bir hazırlayan vardır. Nasıl ki hayatımızı bir hazırlayan, bir yaratan var. Çok kere insan bir şeyi ister, fakat ona eremez. Çok defa da arzu etmediği bir şey vücuda gelir. Eğer herkesin istediği olsaydı, zâlimler tahtlarından inip kara toprağa girerler miydi? O kadar güzelliğiyle beraber Hazreti Yusuf da köle olarak satılmaz, zindanlara düşmezdi.

Bütün bunları bilmek, düşünmek gerekir. Evet; herkes rüya görür. Ne var ki, her insanın gördüğü rüya gerçek olmaz. Zaten rüyalar gerçek olsaydı, âlem bir başka âlem olurdu. Gerçek ve sâdık rüyalar Peygamberlere mahsus olan rüyalardır. Peygamberlerin rüya âleminde gördükleri gün gibi aşikâr olur ve aynen zuhur eder. Bir de velîlerin ve salih kimselerin gördükleri rüyalar hedefinden şaşmaz. Ama bu rüyaları da tâbir edecek kişiler ehil olmalıdır.

Yorum bırak